2016’da kurmuş oldugunuz “Pop&Kultur” başta Türkiye olmak üzere müzik dinleyicisi ve okurlarına dünya starlarıyla yaptığınız röportajlari sunuyor. Maluma, Pitbull, J Balvin, Martin Garrix, David Guetta ve Luis Fonsi gibi birçok dünya starıyla çalıştınız. Türkiye’nin dergi geçmişine bakacak olursak tarihte bir ilk. Bu dergiyi kurma süreci nasıl oluştu ve dergi üzerine ilk adımlarınızı nasıl attınız?

Güzel sözlerin için teşekkür ederim. Evet, sanırım Türkiye’de bir ilki başardık. Aslında daha yolumuz var fakat doğru yolda olduğumuzu söyleyebilirim. Dergiyi kurma fikri söyle gelişti, dünya genelinde müzik dergilerine baktığımda hep dünya starlarını ağırlıyorlardı ve ben de severek takip ediyordum. POP&KULTUR konseptini ve ismini Türkiye’de tatildeyken buldum. Yayınlandığımız ilk günden itibaren röportajları web sitemiz üzerinden yayınlıyorduk ve çok güzel geri dönüşler alıyorduk. Yeniliğe ayak uydurmayı seviyorum ve bu yüzden günde birçok farklı fikir ortaya koyuyorduk. POP&KULTUR’den önce “The Music of Now” adlı Ingilizce yayın yapan bir müzik sitemiz vardı ve orada da J Balvin, Sean Paul gibi büyük isimleri konuk etmiştik. İletişimimiz herkesle çok güçlüydü. Daha yeni ve yerel bir site olduğunu bildikleri halde bize bir şekilde inanmışlardı. Bunun içinde ne kadar teşekkür etsem az.Daha sonra yeniliği sevdiğim için ve farklı şeyler yapmak istediğim için “Pop&Kultur” markasını daha ileriye nasıl taşıyabilirim diye düşünüyordum derken aklıma Türkiye’de hiç yapılmamış bir şeyi yapmam gerektiğini düşündüm ve ne yapabilirim diye fikir ararken belki 10 dakika içinde harika bir fikir geldi. Dünya müzik oyununun içerisinde bir Türk dergisini de tüm dünyanın okuması gerektiğini düşünüyordum kendimce. Hiçbir zaman olumsuz düşünmedik, sadece güzel bir dergi sunmak istedik ve daha sonrası malum.

Birçok uzman dijital dünyanın gelecekte çok daha büyük bir önem taşıyacağını savunuyor. Siz de 2018’de derginizi dijital mecraya taşıdınız ve her ay bir sayı yayınlamaya başladınız. Dijital mecrada olmanız sizin için ne gibi bir önem ifade ediyor ve teknoloji derginize ne gibi olumlu ya da olumsuz etkiler yaratıyor?

Bence her şeyin dijitalleşmesi herkes için iyi oldu. Böylece her şeye daha kolay ulaşıyoruz fakat bir yandan da çabuk tüketiyoruz. Her şey dijitalleştikçe yaptığımız işler daha da kolaylaşıyor. Derginin herkese hitap edebilmesi için bedava olarak sunduk. Daha da farklı yapabilirdik ancak bazen sadece marka ismi yetmiyor. İçerik, sunum şekli, süreç ve en önemlisi okuyucunun istekleri çok önemli. Bunlar çok önemli detaylar. Bizim için insanlarla olan diyaloğumuz da çok önemli. Sadece kendimizi ya da sanatçıyı değil herkesi düşünmek zorundayız. Çok çalışmalı ve her zaman yeni şeyler üretmeliyiz. Her ay bizleri yalnız bırakmayan okuyucumuza teşekkür etmek istiyorum.

Müzisyenlerden ziyade aslında birçok sanatçıyla iş birliği yapıyorsunuz. Klip yönetmenleri, ünlü fotografçılar, stilistler gibi birçok arka planda işlerini yapan sanatçılarla röportaj yapıp onları gün yüzüne çıkarıyorsunuz. Maalesef birçok durumda müzisyenin başarısının en önemli parçası olan isimler arka planda kalıyor. Bu problemi çözmek icin bir adım attığınızı düşünüyor musunuz?

Güzel bir adım attığımızı düşünüyorum çünkü birçok dinleyici sahne arkasında birçok farklı kahramanın olduğunun farkında değil ya da haklarında bilgiye sahip değiller. Bu yüzden onlara yer vermek istedik. Çok güzel bir konsepte sahip olduğumuzu düşünüyorum. Klip çekimlerinde, fotoğraf çekimlerinde ne gibi anıları var, ne gibi zorluklarla bu güzel işleri sanatçılar ile beraber bizlere sunuyorlar bunları ele almak istedim ve tabi ki destek olmak istedim.

Pop&Kultur dergisinin yani sıra “Just Dutch Pop” ve “Pop Xtra” isimli dergileri yayınlıyorsunuz. Bize bu dergiler hakkında daha fazla bilgi verebilir misiniz?

Aslında başka bir proje fikrim yoktu, hatta “Pop&Kultur” projesi zaten çok fazla zaman alan bir dergi olmasına rağmen aklımdaki fikirler bir türlü bitmiyor ve yapmak istediğim çok şey vardı. Aslında hala var, beynimin dinlenmesine hiçbir zaman izin vermiyorum, daha doğrusu veremiyorum çünkü aklımda sürekli yeni şeyler yapmak var, hatta bazen o kadar çok çalışıyoruz ki dış dünyayı unutuyoruz fakat bu hep zaten bir şeyleri ayakta tutmak için değil mi? Gün geçtikçe yeni fikirler oluşuyor ve böylece Pop&Kultur Xtra adlı bir dergi doğdu. Pop&Kultur Xtra sayısında daha fazla içerik sunmak istediğimiz için bu konsepti düşünmüş olup Şubat sayısında ilk sayıyı yayınlamış olduk. Bu sayının tek bir farkı var o da her ay yayınlanmaması.Just Dutch Pop, Hollanda müzik pazarı için yayınlanacak olan yeni bir dergi. Hollanda’da da Pop&Kultur gibi bir dergi olmadığını fark ettik ve böyle bir proje yapsak acaba nasıl oldur diye düşündük. Ekibimiz Türkiye, Almanya ve Hollanda’da dan olduğu için neden olmasın dedik ve ilk temelimizi atıp çalışmalara başladık. Kendi ülkemizdeki yakaladığımız başarıyı başka ülkelerde de yakalayabilirsek sanırım harika bir deneyim olur bizim için.[/vc_column_text][/vc_column][vc_column width=”1/2″][vc_column_text]

Çok çalışmalı ve her zaman yeni şeyler üretmeliyiz. Her ay bizleri yalnız bırakmayan okuyucumuza teşekkür etmek istiyorum

Bir dergiyi yayınlamadan önce birçok adım atılıyor ve birçok emek sarf ediliyor. Bize derginin hazırlanma sürecinden bahsedebilir misiniz?

Dergi yayınlanmadan önceki süreç her zaman çok güzel geçiyor. İlk önce ekibimizle bir araya gelip bu ay hangi sanatçılar var önce ona karar veriyoruz. Genelde 1-2 sayı önde oluyoruz. Röportajların yollanma süreçleri, geri dönüşleri, anlaşmalar, bunlar bazen çok zaman alan şeyler fakat isimler belirlendiği vakit bu sayıda yer alacak kişiler o zaman belli olmuş oluyor. Okuyucularımız yeni sayıyı okurken biz hız kesmeden yeni bir sayı için çalışmalara başlıyoruz. Bizim için disiplinli çalışmak çok önemli. Bu kendimize olan saygı, sanatçıya olan saygı ve ekibine olan saygımız. Nisan ayı ikinci yılımıza girmiş olacağız ve bunun için Allah’a tabi ki her zaman şükür ediyoruz bu işi yapabildiğimiz için.

Bir dergide en önem verdiginiz noktalar nedir?

Sanırım öncelikle doğru iletişim önde geliyor. Daha sonra doğru içeriği belirlemek ve doğru adımlarla tüm istekleri doğru şekilde yönetebilmek.

Neden bir müzik dergisi?

Ben müziği çok seviyorum ve 24 saatim belki müzikle geçiyor. Annemin dediğine göre küçüklükten beri müzik ile iç içeymişim ve müzikle ilgili ne varsa takip etmeye çalışırdım. Müzik sitelerini takip etmeyi her zaman çok sevdim.

Bundan sonraki projelerinizde bahseder misiniz? Bizi ne bekliyor olacak ilerde?

Önceliğimiz tabiki Just Dutch Pop, Pop & Kültür + Xtra projesini çok güzel bir şekilde yönetmek ve bu projelerle güzel başarılara imza atmak. Sanırım üretim hiçbir zaman durmayacak. İlerde daha neler ile karşınıza çıkacağız bunu sadece Allah bilir. Ona güvencimiz tam. Bize güvenen, yanımızda olan, destek mesajları atan, bizlerle beraber sevinen ve bu başarıya ortak olan herkese buradan teşekkür etmek istiyorum. Şimdilik bu kadar.